GERÇEK, KARANLIKTA

Yevlalia Kadmina ve Raphael Schumacher’in anısına

1

Bir gazete haberi, 12 Nisan 2016, Hürriyet:

‘Gerçek, Karanlıkta’ 17 Haziran’da Tatbikat Sahnesi’nde

“Dışarı çıkmadık, çünkü hep dışardaydık, içeri girmedik çünkü hep içerdeydik.” (Tanıtım bülteninden)

Erdal Beşikçioğlu tarafından önce Ankara’da daha sonra İstanbul’da yeniden hayat verilen Tatbikat Sahnesi nitelikli ve zor oyunları ile seyircilerin karşısına çıkmaya devam ediyor. Seyirciye konforlu gelen oyunlar yerine her biri birer tatbikat niteliğindeki uyandıracak oyunları tercih ediyorlar. Şu sıralar, her seferinde farklı bir oyuncu tarafından oynanan ve günümüzün en başarılı deneysel tiyatro örneklerinden biri olarak gösterilen ‘Gerçek, Karanlıkta’ oldukça konuşulan oyunlardan birisi. Seyircinin yanısıra oyuncunun da hiçbir şey bilmediği, oyunun metnini sahnede öğrendiği ve hiçbir ön hazırlık olmaksızın oynadığı tek kişilik oyun 17 Haziran’da Tatbikat Sahnesi İstanbul’da sahnelenecek. Oyunun bu gösteriminde, son dönemlerde adını oynadığı cesur oyunlarla tanıdığımız Pamir Soysal yer alacak. Kapalı gişe oynayan oyunun biletleri satışa çıktığı gün tükendi. 

2

Ilık bir nisan ayı. Galata Kulesi’nin dibindeki çay bahçesinde oturuyorum. Çay sevmediğim için türk kahvesi söylüyorum. Kahve de sevmem aslında ama bugün canım istiyor nedense. Bir yudum alıp bırakacağım yine. Masanın benden önceki ziyaretçisi okuduğu gazeteyi beni de düşünerek bırakmış olmalı. Gazete son sayfalarından gelişigüzel katlanmış… Adını bilmediğim ziyaretçinin bıraktığı yerden sayfalar atlaya atlaya okumaya koyuluyorum. ‘Gece yarısı 3’te korkutan deprem’, ‘İstismarcı babaya 10 yıl’, ‘900 bin işçiye kadro müjdesi’, ‘Fenerbahçe atağa kalktı: Üst üste gelen galibiyetler’, ‘Dünyanın en pahalı evi’, ‘Organikler gerçekten organik mi?’, ‘Fırsatlar ülkesiyiz…’, ‘Gördükleri onu çok şaşırttı: Satın aldığı fotoğraf makinesinden…’. Sağ köşedeki bir haber ilgimi çekiyor. ‘Oyun gerçek oldu’ başlığı atılmış. Dün Tatbikat Sahnesi’nde sahnelenen ‘Gerçek, Karanlıkta’ oyununda rol gereği intihar etmesi gereken Pamir Soysal sahnede gerçekten intihar etmiş. Ön sıralardaki izleyicilerin durumu fark etmesiyle ilk müdahalesi yapılan Soysal olay yerinde hayatını kaybetmiş… İşte oyun diye buna derim ben. Oyunu ciddiye alan insanları hep sevmişimdir. İzleyiciye oyun nasıl oynanır göstermiş. Bir daha bu kadar gerçekçi bir şey izleyebileceklerini hiç sanmıyorum. Bir süre gazete kâğıdına aval aval bakıyorum. Keyfim mi kaçıyor yoksa yerine mi geliyor belirsiz. Kelimeler anlamını yitiriyor baktıkça. Oyun, gerçek, sahne, dekor, olay yeri, intihar, tatbikat… Sesler kalıyor geriye sadece. Sesler. Ve sonra alabildiğine sessizlik… 

3

Pamir Soysal’ın günlüğünden bir sayfa:

12 Şubat 2016

Yaşamak ve rol yapmak aynı şeyler aslında. Yaşadığımız bu hayat tiyatronun en saf hâli belki de. Dünya kadar büyük bir sahnenin içindeyiz. Oyunla ilgili her şeyi oyunun içindeyken öğreniyoruz. Oynamamız gereken yüzlerce rolümüz var. Anne rolü, baba rolü, kardeş rolü, arkadaş rolü, hala rolü, enişte rolü, dayı rolü, kuzen rolü, anneanne rolü, dede rolü, polis rolü, doktor rolü, terzi rolü, garson rolü, banka kuyruğunda bekleyen adam rolü, makyaj yapan kadın rolü, aldığımız hediyeyi beğenmiş rolü, seni gördüğüme çok sevindim rolü, görüşelim mutlaka rolü, çok özlemişim seni rolü, seni çok seviyorum rolü, iyi ki doğmuşsun rolü, iyi ki benimlesin rolü, bugün çok güzel vakit geçirdim rolü, her şey için teşekkür ederim rolü, mutluyum rolü, mutsuzum rolü, beni hayal kırıklığına uğrattın rolü, benim hiçbir suçum yok rolü… Başlangıçta yüzlerce diyerek azımsamış olsam da binlerce rolümüz ve ciltlerce tiyatro metnimiz ile sahneye fırlatılmışız. Rolümüz hakkında en ufak bir fikrimiz dahi yok. Oyunculuktan da anlamıyoruz zaten. Prova yapma imkânımız desen, o da yok. Perde hiç kapanmıyor. Oyun hiç durmuyor. Biz ise spot ışıklarının altında, koca bir sahnenin orta yerinde oynaya oynaya öğreniyoruz bu oyunu. Ya da unutuyoruz. Kimsenin oynamak istemeyeceği bir oyun bu.

Not: Oğuz Atay’ın dediği gibi biz ‘oyunlarla yaşayanlar’, gerçeklerle mutsuz olanlar, oyunları gerçeğe dönüştürenler, bizler, sahnede yaşıyorsak, neden sahnede ölmeyelim ki? İnsan bazen yok olarak da şekillenebilir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir